Tedaviler

Sağlıklı Yaşamın Gizli İncileri

sağlıklı yaşamın gizli incileri

Sağlıklı Yaşamın Püf Noktaları

Doğal hayata ve sağlığa dair bilinmesi ve uygulanması gereken “yaşam incileri”ni sizin için özetledik. Bu basit öneriler bağışıklık sisteminizi sadece güçlendirmekle kalmaz birçok kronik ve kompleks hastalığa karşı da güçlü bir kalkan olabilir.

Naturopati ile ilgili fotoğrafta, şifalı ve besleyici çiçekler ve bitkiler görülmektedir.

Sağlıklı Yaşama Dair Kısa ve Özet Bilgiler

  1. Sağlıklı bir ömür bağışıklık sisteminin etkili çalışması, bağışıklık sistemi ise kaliteli bir sindirim sistemi, kaliteli bir sindirim sistemi ise sağlıklı bir mikrobiotadan geçer. Mikrobiyota ise zihninizden doğrudan etkilenir. 
  2. Bağışıklığımızı nasıl güçlendirebiliriz?  Bağışıklığı güçlendirecek tek bir yöntem veya tedavi şekli yoktur. Kişinin beslenmesi, günlük aktivitesi, bağırsaklarındaki bakteri çeşitliği, uyku düzeni, vücudundaki elektromanyetik yük, nefes alma seviyesi, stres düzeyi, inandığı durum, kullandığı ilaç ve geçirdiği ameliyatlar gibi onlarca durum kişinin bağışıklık sistemini etkiler. Bu nedenle bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir.
  3. Sağlığımızı nasıl koruruz? Sanılanın aksine sağlık sık ve kaliteli yekde değil açlık ve hareket etmekten geçer. Zira yanlış beslenmenin tetiklediği insülin direnci bilinen tüm kronik hastalıkların zemininde rol oynar. Açlığın immün sistemi üzerine etkilerine dair nobel ödülü alınmıştır.
  4. Uyku süresi ve uykunun kalitesi neden önemli? İdeal uykunun süresi her yaş grubunda farklı olduğu gibi kişisel özelliklere göre de değişebilir. Düzenli uyku ve melatonin bağışıklığı doğrudan etkiler. Yetişkin bir bireyin günde  6-7 saat tam karanlık bir odada uyuması çoğu kişi için yeterlidir. Öğle saatlerindeki 20 dk’lık bir uyku bağışıklığı ve hafızayı olumlu etkiler.
  5. Haftada en az 6 gün erken yatın, erken kalkın. Bu biyolojik ritm için elzemdir. Zira bedenimiz güneş ritmi ile uyumlu yaratılmıştır.
  6. Elektromanyetik kirlilik sağlığı olumsuz etkiliyor. Elektronik araçlardan ve özellikle cep telefonu ve GPS vericilerden uzak durun. Kullanmadığınız zaman açık ve yanınızda tutmayınız . Bilgisayar ve tabletlerde tam kapalı olmalıdır. Yatarken cep telefonlarını aynı odada tutmayınız. Bluetooth kulaklık yerine kablolu kulağı tam kapatan kulaklıklar kullanın ve telefonda kısa konuşun. Cep telefonu ile konuşmanız 30 saniyeyi geçmesin. Elektromanyetik kirlilikten kurtulmak için zaman zaman yalın ayak toprakta yürüyün. Gece uyurken odadaki televizyonu, bilgisayarı vb. fişten çekin veya ana düğmesinden kapatın.
  7. Ne yazık ki şampuanlar ve duş jelleri önemli miktarda kanserojen içeriyor. Vücudunuzu sabunla temizleyin ve bol bol durulanmalısınız ve doğal ürünler tercih etmelisiniz. Şampuan ve duş jellerinde sıkça bulunan SLS, paraben, ftalat, triklosan ve formaldehit gibi kimyasallar cilt tahrişi, hormon bozuklukları ve uzun vadede kanser riski gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sentetik kokular ve renk vericiler alerjik reaksiyonlara neden olabilirken, silikon ve PEG türevleri cilt bariyerini zayıflatabilir. Bu maddeler aynı zamanda çevre için de toksik etkiler taşır. Doğal, organik sertifikalı ve sade içerikli ürünleri tercih etmek daha sağlıklı ve güvenlidir.
  8. Giydiğiniz ayakkabı ve terliğin lastik- plastik olmamasına dikkat edin. Bu aynı zamanda elektrik yükünüzün boşalması için önemlidir. Zira günlük elektrostatik yükümüz bedende birikmektedir.
  9. Sık sık balık yiyin ve balık çorbası içiniz,  balığın kılçığı kanser önleyici etkileri bulunmuştur. Mümkünse balığı kılçığı ile yiyin. Küçük balıklar daha az ağır metal içerir onları tercih edebilirsiniz.
  10. Zerdeçal’ı (turmerik) bol bol kullanın salatalarınıza ekin, çorbanıza köftenize koyun. Doğal bir anti enflamatuardır.
  11. Tuz kullanmak istiyorsanız kaya tuzu kullanın. Rafine tuzda topaklanma önleyici olarak aluminyum hidroksit vardır. Bu toksik ağır metal vücudunuzda birikir.
  12. Zeytinyağı faydalı sabah kahvaltısında bir çorba kaşığı zeytinyağının içine kekik, nane, köri, koyup yiyiyebilirsiniz. Zeytin ve zeytinyağı çok yararlı bol bol tüketebilirsiniz.
  13. Pirinç kullanacaksanız esmer pirinç tercih edin. Lif oranı daha yüksektir.
  14. Her ticari peynir sağlıklı değildir. Az tüketilmelidir. Peynir bağımlılığınız var ise bu insülin direncinin bir sonucu olabilir. Doğal yağsız peynir, lor peyniri ve keçi peyniri az miktarda tüketilebilir, yanında ceviz ile dengelenmelidir. Büyük baş hayvan sütleri enflamasyonu artırmaktadır.
  15. Haftada en çok iki kez kırmızı et yiyebilirsiniz. Kırmızı et agresifliğe meyili artırır ve vücudu asidik yapar. Et ile süt ürününü aynı anda yemeyiniz.
  16. Güzel bir çay önerisi: yeşil çay + böğürtlen +ısırgan + limon kabuğu’nu karıştırıp kaynatınız ve günde iki kupa içebilirsiniz. Bunu ilaç almayan insanlar içebilir.
  17. Eğer hiç bir ilaç içmiyorsanız veya ilaçtan 6 saat sonra bir su bardağı greyfurt suyu için. Greyfurt ilaç metabolizmasını etkiler.
  18. Bitkisel otları alırken internetten alışveriş yapmayın-tarım bakanlığı onayı olanları eczanelerden alın. Unutmayın çoğu kanser ilacı bitkilerden elde edilir.
  19. Sentetik yastık yorgan kullanmayın, pamuk yorgan yastık daha sağlıklı. Elektromanyetik yük dengeli olur.
  20. Mutfakta teflon bulundurmayın cam-çelik-porselen kaplarda pişirin. Özellikle eski veya çizilmiş teflon kaplar ısıtıldığında PFOA (perflorooktanoik asit) gibi kimyasallar salınabilir; bu madde kanser, hormonal bozukluklar, tiroid hastalıkları, karaciğer toksisitesi ve doğurganlık problemleri ile ilişkilendirilmiştir.
  21. Sentetik malzeme içeren halı kullanmayın; çünkü bu halılar zamanla formaldehit, VOC (uçucu organik bileşikler) ve mikroplastik gibi toksik maddeler yayarak solunum yolu hastalıkları, hormonal bozukluklar ve kanser riskini artırabilir
  22. Ayakkabı ile evde dolaşmayın; çünkü dışarıdan taşınan pestisit, ağır metal, bakteri ve toksinler ev zeminine yayılır ve özellikle çocuklar, evcil hayvanlar ve çıplak ayakla dolaşanlar için gizli bir sağlık tehdidi oluşturur ve ek olarak frekansı düşürür.
  23. Organik ürünler tüketin; en azından sebze ve meyveyi mevsiminde seçin, çünkü mevsim dışı ve konvansiyonel ürünler daha fazla pestisit, hormon ve raf ömrü uzatıcı kimyasal içerir. Mevsiminde yetişen gıdalar, hem besin değeri daha yüksektir hem de bedenin biyolojik ritmine daha uyumludur.
  24. Fastfood kanserojendir. Fast food gıdalar, yüksek ısıda kızartma sırasında oluşan akrilamid, nitrit/nitrat gibi katkı maddeleri ve trans yağlar nedeniyle kanserojen etki gösterebilir. Ayrıca bu gıdalar, vücutta kronik inflamasyonu tetikleyen rafine karbonhidratlar ve kimyasal katkılarla doludur. Sadece doymak için değil, yaşamak için yediğimizde hücrelerimiz bizimle iş birliği yapar
  25. Acı biber kanserde bol tüketilmeli. Acı biberin içinde bulunan kapsaisin, bazı kanser hücrelerinde apoptoz (hücre ölümü) başlatarak tümör büyümesini durdurabilir. Ayrıca damar oluşumunu baskılayarak kanserin beslenmesini engeller ve inflamasyonu azaltabilir. Ancak yüksek dozda ve uzun süreli kullanımda mukoza tahrişi, inflamasyon artışı ve DNA hasarı gibi olumsuz etkiler de gösterebilir. Bu nedenle acı biber, her beden için şifa değildir; doz, zamanlama ve kişiye özgü kullanım burada belirleyicidir.
  26. Haftada en az bir köy yumurtası tüketin ve özellikle de beyazını daha çok tüketin fakat beyaza intolerans daha sık. Buna dikkat ediniz.
  27. Elma sirkesi metabolizmayı hızlandırır günde bir tatlı kaşığı için içmekte fayda var. ( Asidik bir bedeniniz var ise kadınlarda kemik erimesine sebep olabilir.)
  28. Her sabah aç karına bir bardak ılık su tüketin. Bu metabolizmanızı ve gastrointestinal bağışıklığı uyarır.
  29. Kuru erik, böğürtlen ve mor meyveler tüketin. Fakat gündüz tüketmelisiniz meyveleri.
  30. Havuzlarda kullanılan klor kanserojen bileşikler oluşturabilir. eğer girerseniz güneşlenmeden hemen önce duş alın.
  31. Kızartma yemeyin haşlama buğulama yenmelidir. Kızartma sırasında yüksek ısıda oluşan akrilamid ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) gibi maddeler, hücresel DNA’ya zarar vererek kanserojen etki oluşturur.
  32. Mikro dalgada fazla ısıtmayın. Mümkünse kullanmayın, çünkü yüksek enerjili ısı dalgaları proteinleri denatüre ederek enflamatuvar proteinler oluşturabilir.
  33. Yanmış yiyecekler kanserojendir. Yanmış yiyeceklerde oluşan heterosiklik aminler (HCA) ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), DNA hasarına yol açarak kanser riskini artıran toksik bileşiklerdir.
  34. Dişler ve ağız sağlığı bir çok kronik hastalığın gizli sebebidir. Bunların başında romatizmal hastalıklar gelir.
  35. Kuru temizleme kanserojendir. Kuru temizlemede kullanılan perkloroetilen (perc) adlı kimyasal, solunum yoluyla vücuda alındığında karaciğer, böbrek ve sinir sistemi toksisitesine neden olabilir ve IARC tarafından olası kanserojen olarak sınıflandırılmıştır.
  36. Elmayı kabuğu ile yiyin. Pestisitlerden arındırılmış olmalı.
  37. Sebzeyi meyveyi önce elma sirkeli suda 20 dakika bekletip durulayın sonra kullanın. Bu bir çok mikrobu azaltır.
  38. Bol bol Brokoli, karnabahar, ıspanak, lahana kırmızı turp, kara turp, havuç, maydanoz, rezene, tere tüketin. Çünkü bu sebzeler karaciğeri destekler, bağırsakları temizler, hormonları dengeler ve kanserle savaşan fitokimyasallar açısından zengindir.
  39. En yeşil, en kırmızı, en sarı olan yiyecekleri yiyin. Çünkü rengi ne kadar yoğunsa, içindeki antioksidan o kadar güçlüdür.
  40. Yeşil çayı gündüz tüketin. Yeşil çayı gündüz saatlerinde için çünkü içeriğindeki kafein ve kateşinler zihni uyarır, gece ise uykunuzu kaçırabilir.
  41. Kara üzüm, karadut, böğürtlen şurubu ve ananas tüketin; çünkü bu meyveler güçlü antioksidanlar, bağışıklık destekçileri ve doğal iltihap çözücülerdir.
  42. Süt yerine ayran ve yoğurt tercih edin; çünkü süte, hayvanın gübreli otlardan aldığı pestisit ve toksin kalıntıları geçebilir, ama fermente ürünlerde bu yük azalır ve sindirim daha kolaylaşır. Unutmayın, her süt ürünü herkese yaramaz.
  43. Fındık, fıstık ve cevizi kabuklu alıp taze kırarak tüketin; çünkü açıkta bekleyen iç kuruyemişlerde aflatoksin gibi toksik küfler gelişebilir ve bu da karaciğer sağlığını tehdit edebilir.
  44. Mevsiminde, çekirdekli karpuz tüketin; çünkü hem doğal likopen deposudur hem de çekirdekleriyle birlikte yenildiğinde antioksidan, idrar söktürücü ve bağırsak dostu etkiler sağlar. Özellikle kabuğa yakın kısmı daha faydalıdır ve lif oranı yüksektir.
  45. Üzüm gibi taze meyveleri tercih edin; çünkü meyve suyu lifsizdir, kan şekerini hızla yükseltir ve kilo alımına neden olur, oysa bütün meyve hem tok tutar hem de şifa verir..
  46. Hareketli bir hayatı tercih edin; çünkü hareket, kan dolaşımını hızlandırır, toksinleri uzaklaştırır ve bedenin doğal iyileşme ritmini destekler. Oksijenli ortamda günde en az yarım saat 45 dakika yürüyün
  47. Sigara içiyorsanız yüzde 85 veya 90 akciğer kanseri olacak veya kalp krizi geçireceksiniz demektir. Sigarayı bırakınca vücut 10 yılda yenilenebiliyor. Hemen sigarayı bırakın. Biz nikmotinden daha çok sigara ile aldığınız ağır metallerden korkarız. Atılması yılları bulur. Sigarayı bırakınca kırmızı olan ürünleri tüketin meyan kökü ve kara meşenin kabuğunu ezip toz olarak alın bu vücudun daha kolay temizlenmesini sağlıyor.
  48. İnsan bedeni, zihni ve ruhu ile hareket, üretim ve hizmet halinde kaldığında dengede kalır. Sürekli tembellik, doğaya ve yaradılış yasasına ters düşer; çünkü yaşamın kendisi devinim üzerinedir. Kaslar çalışmadığında zayıflar, zihin durduğunda körelir, ruh ise anlam arayışını kaybeder. Üretmeyen insan bir süre sonra tüketilir; hem iç enerjisi hem de yaşama sevinci söner. Bu yüzden insan, sadece geçinmek için değil, gelişmek ve hizmet etmek için çalışmaya programlanmıştır.
  49. Stresten uzak duramayız ama yönetebiliriz. Çünkü kronik stres bağışıklığı baskılar, inflamasyonu artırır ve bu da kanserin gelişimini kolaylaştıran bir iç ortam yaratır. Doktora inanın, aile sevgisine bağlılık gösterin ki stresin etkileri yok olsun.
  50. Elinizdeki imkanlarla mutlu olun, sizden daha az imkanlara sahip insanlar olduğunu unutmayın. En büyük zenginlik olayları kannatkar yorumlayabilmektedir.
  51. Üzüm çekirdeği ve keten tohumunu günde bir tatlı kaşığı tüketin; çünkü ikisi de güçlü antioksidanlar içerir, hormonları dengeler ve hücresel yenilenmeyi destekler.
  52. Günde en az bir kez büyük tuvalete çıkmak, bağırsak sağlığı için temel bir göstergedir; eğer bu düzen bozuluyorsa, zamanla toksin birikimi artar ve kolon kanseri riski yükselir. Bu yüzden bağırsaklarınızı ciddiye alın; vücudunuzu dinleyin, düzenli boşaltım için lif, su ve hareketi hayatınızdan eksik etmeyin.
  53. Beyaz un beyaz şeker, uzak durun. Kaliteli tuz hayattır. Dengeli ve uygun şekilde tüketin.
  54. Halsiz hissediyorsanız bunun bedensel ve zihinsel nedenleri vardır. Hemen C vitamini ve B vitamini almayın.
  55. Kanser hastaları doktoruna danışmadan hiç bir bitkisel ilaç kullanmamalıdır. Bütüncül ve Naturopatik Bakış Açısına sahip bir hekim önerisi doğrultusunda tedavilerini sürdürmelerini tavsiye ederiz.
  56. Bütün petrol türevleri, doğrudan ya da dolaylı olarak kanserojen potansiyel taşır; kozmetikten plastiğe, temizlik maddelerinden giydiğiniz kıyafete kadar birçok üründe gizlice karşınıza çıkar. Bu nedenle kullandığınız her şeyin içeriğini sorgulayın, çünkü cildiniz de bir solunum organıdır. Petrol atığıyla değil, doğayla temas edin. Gerçek temizlik ve sağlık, kimyasalları değil, farkındalığı seçmekle başlar.

📍 Immunity Clinic– İstanbul / Fulya
🌐 www.dryula.com
📞 +90 (501)5707070

Bizi Instagram’da Takip Edin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir