Blog
Astım Nedenleri, Astım Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Astım Nedir?
Astım, geçmeyen öksürük ve hırıltı ile karakterize olan bir solunum yolu hastalığıdır. Bu hastalıkta büyük ve küçük solunum yolu etkilenebilir. Her yaş grubu insanda görülebilir. Ancak çocukluk evresinde görülme sıklığı %30 civarındadır. Ayrıca kadınlarda erkeklere göre daha yaygın görülür.
Hastalıkta, akciğerlerde var olan nefes boruları daralır ve tıkanır, bronşlarda mikrobik olmayan iltihap oluşur. Bunun sonucu bronş daha fazla salgı salgılar, bronş duvarı sertleşir ve astım krizlerine sebep olur. Hastalık alerjik astım ve alerjiden bağımsız gelişebilir. Kapalı ortamlar, kimyasal ürünler, temizlik malzemeleri, hazır gıdalar, toz ve akarlar hastalığın riskini artırır.

Solunum yollarını kapatan, nefes almayı güçleştiren bir sağlık şikayetidir. Hava yollarının aşırı duyarlı olması sonucu meydana gelir, hem büyük hem küçük hava yolları bu şikayetten etkilenebilir. Sık tekrarlayan öksürük ve hırıltı bu hastalığın en karakteristik belirtisidir. Bu hastalık alerjik astım veya alerjiden bağımsız olarak oluşabilir.
Alerjik Astım Nedir?
Alerjenlerin neden olduğu hastalıkır. Çevredeki polen, akar, kedi- köpek gibi evcil hayvanların tüyleri gibi alerjenler bu hastalığa neden olabilir. Alerjik astımla beraber alerjik rinit, rinosinüzit, gastroözafagiel reflü görülebilir.
Astım Belirtileri Nelerdir?
Belirtileri çoğunlukla atak halinde seyreder, en karakteristik belirti öksürüktür. Astım öksürüğü, kuru öksürük olarak tanımlanan öksürük şeklindedir. Hava yollarının daralması, şişmesi ve iltihaplanması astım öksürüğüne neden olur. Öksürüğü çoğunlukla hırıltılı, ıslık sesi çıkararak nefes alma eşlik eder. Alerjenler, mevsimsel değişimler bu atakları alevlendirebilir. Başlıca belirtileri şu şekildedir:
- Sürekli olan öksürük
- Hırıltılı nefes alma
- Nefes alırken ıslık sesi
- Nefes darlığı
- Göğüste ağrı
Göğüste sıkışma
Astım Neden Olur?
Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik faktörler, çevresel etkenler, enfeksiyonlar bu hastalığın riskini artırmaktadır.
Hastalığın sebepleri şu şekilde sıralanabilir:
- Kedi, köpek gibi evcil hayvanların tüyleri
- Polenler
- Toz akarları
- Duman
- Egzersiz
- Bazı ilaçlar
- Kimyasallar
- Bazı viral rahatsızlıklar
- Aşırı sıcak hava
- Kimyasal temizlik malzemeleri
- Aşırı soğuk hava
- Kimyasal dumanlar veya kokular
- Hava kirliliği
- Bebeklik döneminde alerjen maddelere aşırı maruz kalma
- Gebelik döneminde sigara kullanımı
- Yoğun sigara dumanına maruz kalma
- Depresyon gibi stres, duygu bozukluğu
- Obezite
- Gastroözofageal reflü
- İşlenmiş, hazır gıda ve içecekler astımın başlıca sebepleridir.
Astım Tanısı Nasıl Konulur?
Bir kişinin astım hastası olup olmadığı, tek bir testle ya da sadece şikâyetlere bakılarak anlaşılmaz. Astım tanısı; hastanın anlattıkları, doktor muayenesi ve bazı solunum testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Genellikle hastalar;
- Nefes darlığı
- Hırıltılı solunum
- Göğüste sıkışma
- Özellikle gece veya sabaha karşı artan öksürük
gibi şikâyetlerle doktora başvurur. Doktor, bu şikâyetlerin ne zaman başladığını, hangi durumlarda arttığını, mevsimsel olup olmadığını, alerji öyküsünü ve ailede astım varlığını ayrıntılı olarak sorgular. Çünkü astımda hastanın öyküsü, testler kadar değerlidir.
Kan tahlilleri, solunum testleri ve bazı özel testler tanıyı desteklemek için kullanılır. Alerjik astım düşünülüyorsa, alerji testleri de yapılabilir.
Evde yapılan ölçümler veya internetten okunan bilgilerle kişinin kendi kendine astım tanısı koyması doğru değildir. Astım, mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. Yanlış tanı, gereksiz ilaç kullanımına veya gerçek sorunun gözden kaçmasına yol açabilir.
Astım Tanısında Hangi Testler Yapılır?
Astım tanısını desteklemek için en sık kullanılan testler şunlardır:
Spirometri (Solunum Fonksiyon Testi)
Astım tanısında en önemli testtir. Bu testte kişi derin nefes alıp verirken akciğerlerin ne kadar hava alabildiği ve havayı ne kadar hızlı verebildiği ölçülür.
Spirometri sayesinde bronşlarda daralma olup olmadığı ve bu daralmanın ilaçla düzelip düzelmediği anlaşılır. Astımda bronşlar daralır ve bu testle objektif olarak gösterilebilir.
Zirve Akım Ölçümü (Flowmeter / Peak Flow)
Bu test, kişinin nefes verirken ulaştığı en yüksek hava akımını ölçer.
Özellikle astım şüphesi olan hastalarda, gün içinde veya günler arasında solunum kapasitesindeki değişiklikleri görmek için kullanılır. Evde takip amacıyla da önerilebilir ancak tek başına tanı koydurmaz, tanıyı destekler.
Metakolin Provokasyon Testi
Bu testte, bronşları daraltma özelliği olan bir madde düşük dozlarda solutulur. Amaç, bronşların bu maddeye karşı aşırı duyarlı olup olmadığını görmekti̇r.
Astım şüphesi olup spirometrisi normal çıkan bazı hastalarda tanıyı netleştirmek için kullanılabilir. Ancak her hastaya yapılmaz ve rutin bir test değildir.
Alerji Testleri (Alerjik Astım İçin)
Alerjik astım düşünülen hastalarda deri prick testleri veya kandan yapılan alerji testleri istenebilir. Bu testler;
- Ev tozu akarları
- Polenler
- Hayvan tüyleri
- Küf mantarları
gibi tetikleyicileri belirlemeye yardımcı olur. Amaç “astım var mı?”dan çok, astımı neyin tetiklediğini bulmaktır.
Bilinmesi Gereken Önemli Bir Nokta
Astım tanısı bazen ilk muayenede netleşmeyebilir. Çünkü astım dalgalı seyirli bir hastalıktır; kişi doktora gittiğinde testleri normal çıkabilir. Bu durumda doktor, takip, tekrar test veya evde ölçüm önerebilir.
Unutulmaması gereken şudur:
Astım sadece bir nefes darlığı hastalığı değil, hava yollarının kronik bir hassasiyet durumudur.
Bu nedenle tanı; sabırla, bütüncül şekilde ve doğru testlerle konulmalıdır.
ASTIM ÇEŞİTLERİ
Aşağıda bilimsel olarak tanımlanmış temel astım fenotiplerini net ve sade biçimde koyuyorum:
1️⃣ Alerjik (Th2-yüksek, Eozinofilik) Astım
En sık görülen fenotip
Özellikler
- Çocukluk veya genç yaşta başlar
- Alerjik rinit, egzama, gıda alerjisi eşlik edebilir
- IgE ve eozinofil yüksekliği
- Mevsimsel alevlenmeler sık
Biyolojik zemin
- Th2 sitokinleri (IL-4, IL-5, IL-13) baskın
- Histamin, lökotrienler, mast hücre aktivasyonu ön planda
Bu fenotipte anlamlı olan bitkiler
- Nigella sativa (antihistaminik, mast hücre stabilizasyonu)
- Boswellia serrata (lökotrien baskılama)
- Kurkumin (Th2 modülasyonu)
Yanlış yaklaşım
- “Herkese aynı antioksidan” mantığı
- Histamin yükünü artıran besinlerle destek vermek
2️⃣ Non-Alerjik (Non-Th2) Astım
Testler normal, hasta nefessiz
Özellikler
- Erişkin başlangıçlı
- Alerji testleri negatif
- Kortikosteroidlere yanıt zayıf
- Enfeksiyon veya irritanlarla tetiklenir
Biyolojik zemin
- Nötrofilik enflamasyon
- IL-17, TNF-α baskın
- Oksidatif stres yüksek
Bu fenotipte anlamlı olan yaklaşımlar
- Antioksidan kapasitesi güçlü bitkiler (zencefil, kurkumin)
- Mitokondri ve redoks dengeyi destekleyen beslenme
Yanlış yaklaşım
- Sadece alerji odaklı düşünmek
- IgE üzerinden tedavi kurmaya çalışmak
3️⃣ Geç Başlangıçlı Eozinofilik Astım
Sessiz ama agresif
Özellikler
- 30–40 yaş sonrası başlar
- Alerji öyküsü yoktur
- Eozinofil yüksek
- Sık atak, sık kortizon ihtiyacı
Biyolojik zemin
- Eozinofil kaynaklı doku hasarı
- Hava yolu remodeling riski yüksek
Bu fenotipte
- Güçlü anti-enflamatuvar ve immün modülasyon şart
- Rastgele “bitkisel destek” burada tehlikelidir
4️⃣ Obezite ile İlişkili Astım
Akciğer değil, metabolik hastalık ağırlıklıdır
Özellikler
- BMI yüksek
- Gece semptomları fazla
- Reflü, insülin direnci sık
Biyolojik zemin
- Düşük dereceli sistemik enflamasyon
- Leptin, adipokin dengesizliği
- Diyafram mekaniği bozulur
Burada asıl tedavi
- Kilo, beslenme ve metabolik yükün düzeltilmesi
- “Sadece nefes açıcı” yaklaşım başarısız olur
5️⃣ Aspirin / NSAİİ Duyarlı Astım (AERD)
Sıklıkla atlanan fenotip
Özellikler
- Aspirin veya ağrı kesici sonrası kriz
- Nazal polipler sık
- Şiddetli seyir
Biyolojik zemin
- Lökotrien aşırı üretimi bulunur.
Astım Tedavisi Nasıl Yapılır?
Astım tedavisi, hastalığın şiddeti ve türüne göre planlanır. Alerjik astım şikayeti olan hastalara alerji ilaçları verilebilir. Bu ilaçlar daha çok semptomatik rahatlama sağlar. Klasik tıbbi yaklaşımda tedavilerin ana hedefi hastalığı kontrol altına almak, atakların şiddetini ve aralığını azaltmaktır. Fkat naturopatik tıp ekolü farklı olarak kök sebeplerin tedavisine odaklanır.
Astım ilacının yanı sıra şunlara dikkat edilmelidir:
- Sigara kullanılmamalı
- Sigara içilen yerde durulmamalı
- Kimyasal duman ve koku olan yerlerden uzak durulmalı
- Aşırı soğuk ve sıcaktan korunmalı
- Tozlu ve küflü ortamlardan uzak durulmalı
- Alerjen etkenlerden uzak durulmalı.
Naturopatik (Doğal Bütüncül) Tedavi
Naturapatik (doğal bütüncül) tedavi, hastalığın ana nedeninin bularak hastalıkları tedavi etmeyi hedefler. Bu hastalık için doğal bütüncül tedavi yöntemleri etkilidir. Naturopatik tedavi sayesinde bağışıklık sistemi güçlendirilerek, enfeksiyonların kontrolü sağlanması hedeflenir, alerjik reaksiyonlar önlenmesi ve kişinin hastalıklara yakalanma riski azaltılmasına yardımcı olur.
Doğal bütüncül tedaviler bu hastalığa sebep olan faktörlerin çözümünü hedefler.
Astım hastalığında kullanılan bazı doğal bütüncül tedavi yöntemleri şunlardır:
Ozon Terapi
Ozon tedavisi, alerjik ve normal astıma olumlu etkileri olan naturopatik tedavi yöntemidir.
Hastalığın ana nedenleri enfeksiyonel hastalıklar, zayıf bağışıklık sistemi, alerjik etkenler, bronşların obstrüksiyonu ve oksijen yetersizliğidir.
Ozon tedavisinin damar açıcı etkisi sayesinde kandaki oksijen değerini artıraabilir, bağışıklık sistemini destekler, düz kaslar gevşemesine ve bronşlarda meydana gelen sertlik giderilmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini regüle etmeyi hedefler. Ozon tedavisi nefes darlığına iyi gelebilir, solunum rahatlatarak hastalığın şikayetlerine çözüm bulunması hedeflenir.
Akupunktur ile Tedavisi
Akupunktur tedavisinin temel hedefi vücudun dengesini düzeltmek ve hastalıklara neden olan soruna çözüm bulmaktır. Astımı ve alerji akupunktur ile destek tedavisi yapılabilen hastalıklardır.
Akupunktur tedavisi, vücudun immün sistemini dengeler, enfeksiyonları önleyebilir, bronşları genişletebilir ve mukoza ödemini giderebilir.
Akupunkturun bu özellikleri sayesinde hastalığın krizleri önlenip ve tedavi edilebilir.
Astımda mikrobiyom terapinin önemi:
Astım artık yalnızca bronşların daralmasıyla açıklanan bir hastalık değildir; bağırsak–akciğer ekseni üzerinden bağışıklık sisteminin nasıl programlandığı ile doğrudan ilişkilidir. Bağırsak mikrobiyotasındaki çeşitlilik kaybı, kısa zincirli yağ asitlerinin azalması ve mukozal bariyer bütünlüğünün bozulması; Th2 ağırlıklı bağışıklık yanıtını, eozinofilik aktiviteyi ve hava yollarında kronik enflamasyonu besler. Özellikle erken yaşamda antibiyotik maruziyeti, sezaryen doğum, işlenmiş gıdalar ve düşük lif alımı, astım gelişimi ve alevlenme sıklığı ile ilişkilidir. Mikrobiyom temelli yaklaşımlar; diyet, prebiyotik–postbiyotik destekler ve yaşam tarzı düzenlemeleri yoluyla immün toleransın yeniden inşasını hedefler ve astımın sistemik arka planını anlamada kritik bir çerçeve sunar.
Astımda kişiye özel tıbbi beslenme:
Astımda tek tip bir “astım diyeti” yoktur; beslenme planı, hastanın inflamatuvar yükü, mikrobiyota profili, eşlik eden intoleranslar ve metabolik duruma göre kişiselleştirilmelidir. Rafine şekerler, ultra işlenmiş gıdalar ve omega-6 ağırlıklı yağlar enflamatuvar zemini güçlendirirken; yeterli lif, polifenol, omega-3 yağ asitleri ve antioksidanlardan zengin bir beslenme bağışıklık yanıtını dengeleyici etki gösterebilir. Histamin duyarlılığı, gıda katkı maddeleri veya gizli intoleranslar bazı hastalarda semptomları tetikleyebilir; bu nedenle eliminasyon ve yeniden değerlendirme prensibi önemlidir. Amaç kilo kontrolünden öte, solunum yollarındaki enflamatuvar yükü azaltan, bağırsak bariyerini destekleyen ve hastanın biyolojik ritmiyle uyumlu sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmaktır.
Astım Tedavisinde Nefes Egzersizleri
İnsan vücudu solunum sayesinde alınan toksinlerin %70’ini vücuttan uzaklaştırır. Doğru nefes alıp verme sayesinde akciğerlerin %80’ni kullanılabilir. Yanlış nefes alıp verme birçok sağlık sorununa neden olur. Nefes terapisi sayesinde doğru nefes alıp verme öğrenilir ve akciğerlerin çalışma kapasitesi artırılır.
Nefes egzersizleri, astım ve alerjik astım tedavisinde çözüm sunan doğal bütüncül tedavi yöntemidir.
Astım ve Bitkisel Tedavi (Fitoterapi)
Zencefil (Zingiber officinale):
Zencefilin aktif bileşenleri olan gingerol ve shogaoller, hava yollarındaki düz kas kasılmasını azaltıcı etki göstermiştir. İn vitro ve hayvan çalışmalarında, bronş düz kaslarında kalsiyum kanallarını modüle ederek bronkodilatasyona katkı sağladığı gösterilmiştir. Ayrıca NF-κB yolakları üzerinden enflamatuvar sitokinleri baskılayıcı etkisi vardır. Klinik olarak özellikle soğukla tetiklenen bronkospazm zemininde destekleyici olabilir.
Zerdeçal (Curcuma longa – Kurkumin):
Kurkumin, astımda temel problem olan kronik hava yolu enflamasyonunu hedef alır. Th2 baskın immün yanıtı modüle ettiği, IL-4, IL-5 ve IL-13 düzeylerini düşürdüğü; eozinofilik aktiviteyi azalttığı deneysel çalışmalarda gösterilmiştir. Biyoyararlanım sorunu nedeniyle standartlaştırılmış ve uygun formları olmadan klinik etkisi sınırlı kalır; bu nokta genellikle göz ardı edilir.
Çörek otu (Nigella sativa – Timoquinon):
Astım literatüründe en güçlü bitkilerden biridir. Timoquinonun antihistaminik etki gösterdiği, lökotrien sentezini baskıladığı ve mast hücre stabilizasyonu sağladığı hem hayvan hem insan çalışmalarında bildirilmiştir. Bazı randomize klinik çalışmalarda semptom skorlarında ve solunum fonksiyon testlerinde iyileşme rapor edilmiştir. Bu, çörek otunu “geleneksel ama bilimsel” kategorisine sokar.
Boswellia serrata (Akgünlük):
Boswelik asitler, 5-lipoksijenaz yolunu inhibe ederek lökotrien üretimini azaltır. Astımda özellikle alerjik ve eozinofilik enflamasyonun önemli aracıları olan lökotrienler hedeflenmiş olur. Küçük ölçekli klinik çalışmalarda semptom sıklığı ve gece astımı şikâyetlerinde azalma bildirilmiştir. Mekanizma nettir; etkisi rastlantısal değildir.
Meyan kökü (Glycyrrhiza glabra):
Glycyrrhizin, kortizol metabolizmasını etkileyerek endojen anti-enflamatuvar yanıtı güçlendirebilir. Aynı zamanda mukolitik ve antitüssif etkileri vardır. Ancak mineralokortikoid benzeri etkileri nedeniyle uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı risklidir; bu bitki “doğal ama masum değil” grubundadır.
Önemli klinik uyarı:
Bitkisel desteklerin astımda yeri vardır; fakat doz, form, süre ve hasta seçimi yapılmadan kullanıldığında fayda değil zarar üretir. Ayrıca bitkiler, inhaler tedavilerin alternatifi değil; bağışıklık ve enflamasyon zeminini düzenlemeye yönelik tamamlayıcı araçlardır. Bilimsel yaklaşım; “hangi bitki” sorusundan önce, “hangi astım fenotipi” sorusunu sormayı zorunlu kılar.
Doç. Dr. Erkan Yula’nın Astım Hastalığına Yaklaşımı
Doç. Dr. Erkan Yula, astım hastalığı için kişiye özel, çözüm hedefleyen tedaviler planlar. Kullanılan destekleyici ve tamamlayıcı yöntemler kişisel faktörlere göre seçilir. Dr. Yula, hastanın tıbbi öyküsünü ayrıntılı dinler ve doğal bütüncül tedaviler sayesinde hastalığın kök nedenini araştırır ve hastaya özel tedavi haritası çıkarır. Kortizon ve antihistaminik ilaçlar akut dönemde hayat kurtarıcıdır fakat uzun dönemde bağırsak geçirgenliğini artırmalara nedeniyle bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkiler yapabilir. Bu sayede hasta semptomu bastıran geçici tedaviler yerine hastalığın uzak tetikleyicilerine çözüm bulmayı ve sağlık şikayetlerini ortadan kaldırmayı hedefler. Bunlar arasında mikrobiyom terapi, tıbbi beslenme, takviye edici gıdalar gibi yöntemlerin planlanması gerekmektedir.
📍 Doç. Dr. Erkan YULA Muayenehanesi, Fulya/ İstanbul
🌐 www.DrYula.com
📞 +90 (501) 570 70 70