Blog
Diz ve Omuz Ağrısında Proloterapi Tedavisi
Merdiven inerken dizde hissedilen ağrı ile bir rafa uzanırken omuzda oluşan ağrı, günlük hayatı farklı biçimlerde kısıtlar. Diz ve omuz ağrısında proloterapi tedavisi araştırılırken önce bu yakınmaların hangi hastalıktan kaynaklandığı anlaşılmalıdır. Aynı enjeksiyonun iki farklı eklemde aynı sonucu vereceği varsayılamaz.
Proloterapi hakkında karar vermek, yalnızca işlemin nasıl yapıldığını öğrenmekten ibaret değildir. Beklenen yararın ne kadar güvenilir kanıta dayandığını, hangi durumlarda önerilmediğini ve egzersizden cerrahi değerlendirmeye kadar mevcut seçeneklerle ilişkisini bilmek gerekir. Bu yazı, muayene sırasında sorulabilecek sorular üzerinden dengeli bir karar çerçevesi sunar.
Diz ve omuz ağrısında proloterapi; tanı, mevcut tedaviler, sınırlı veya belirsiz kanıtlar ve enjeksiyon riskleri birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır. Standart tedavinin yerine geçmez.
Bu yazıda ne bulacaksınız?
- Proloterapinin PRP ve kortikosteroid enjeksiyonundan farkı açıklanır.
- Diz kireçlenmesi ile omuz tendon hastalıklarındaki bilimsel bulgular ayrı ele alınır.
- Muayene bulguları, ilaçlar ve eşlik eden hastalıkların uygulama kararını nasıl etkilediği anlatılır.
- Egzersiz, takip hedefleri ve işlem sonrasında dikkat edilmesi gereken belirtiler değerlendirilir.
Proloterapi nedir, PRP ve kortizonla aynı işlem midir?
Proloterapi, çoğunlukla dekstroz adı verilen şeker içeren bir çözeltinin belirli kas-iskelet yapılarına veya çevresine enjekte edildiği bir uygulamadır. Eklem içine yapılan uygulamalar ile bağ veya tendon çevresindeki uygulamalar aynı değildir. Kullanılan ürünün içeriği, hedef doku ve araştırılan hastalık değiştiğinde elde edilen sonuçlar da değişebilir.
Öne sürülen etki mekanizması, dokuda bir yanıt oluşturarak ağrı ve işlev üzerinde değişiklik sağlamaktır. Bunun insanlarda ne ölçüde gerçekleştiği ve klinik yararı nasıl açıkladığı kesinleşmiş değildir. Ağrının azalması, kıkırdağın yeniden oluştuğunu veya yırtılmış tendonun onarıldığını göstermez. Bu nedenle yöntemi doğrudan doku yenileyen bir tedavi olarak tanımlamak yanıltıcı olabilir.
PRP kişinin kanından hazırlanan trombositten zengin plazmayı, kortikosteroid enjeksiyonu ise iltihabi yanıtı azaltmaya yönelik bir ilacı kullanır. Proloterapi bu uygulamaların diğer adı değildir. “Dize iğne” ifadesiyle yetinmek yerine hangi maddenin, hangi tanı için önerildiği sorulmalıdır. Bir yöntemle ilgili olumlu çalışma sonucu diğerine otomatik olarak aktarılamaz.
Diz ve omuz ağrısı neden ayrı değerlendirilmelidir?
Dizde osteoartrit, yani eklemde kıkırdakla birlikte çevre dokuları da etkileyen kireçlenme, sık nedenlerden biridir. Ancak menisküs sorunları, bağ yaralanmaları, tendon etkilenmesi veya iltihaplı eklem hastalıkları da ağrı yapabilir. Dizdeki her ses ya da görüntülemede görülen her değişiklik aynı tedaviyi gerektirmez. Diz ağrısının nedenleri muayene bulgularıyla birlikte ele alınmalıdır.
Omuzda rotator manşet adı verilen kas ve tendon grubu, kolun kaldırılmasına ve döndürülmesine katkıda bulunur. Bu tendonların etkilenmesi, eklem kapsülünde sertleşme, bursit veya boyundan yansıyan ağrı farklı tedavi yolları gerektirir. Bursit, dokular arasındaki kaymayı kolaylaştıran sıvı keseciğinin etkilenmesidir. Kolun hem aktif hem de yardım edilerek hareket ettirilmesindeki kısıtlılık, değerlendirmede farklı ipuçları sağlar.
Özellikle belirgin hareket kaybında donuk omuz olasılığı göz önünde tutulur. Uyuşma ve boyun hareketleriyle değişen ağrı varsa sorun yalnızca omuz ekleminde olmayabilir. Bir enjeksiyona başlamadan önce bu ayrımın yapılması, gerekli başka bir tedavinin gecikmesini önlemeye yardımcı olur.
Diz ve omuz ağrısında proloterapi tedavisi için kanıtlar ne söylüyor?
Araştırmaların bir bölümünde ağrı veya işlevde düzelme bildirilmiştir; ancak çalışmaların büyüklüğü, uygulama biçimi ve karşılaştırılan tedaviler farklıdır. Olumlu sonuçların bulunduğunu söylemek ile yöntemin standart tedavilerden üstün olduğunu söylemek aynı değildir. Özellikle kontrol grubu, takip süresi ve araştırmanın yanlılık riski sonuçların güvenilirliğini etkiler.
ABD Veterans Affairs tarafından hazırlanan 2024 sistematik değerlendirmesi, diz kireçlenmesinde yalnızca eklem içi dekstroz uygulamasının serum fizyolojik enjeksiyonuna kıyasla ağrıya bağlı işlev ve fiziksel performansta muhtemelen çok az fark oluşturduğunu veya fark oluşturmadığını bildirmiştir. Eklem içi ve çevresi uygulamaların birlikte kullanıldığı araştırmalarda ise sonuçların kesinliği daha düşüktür. Bu farklılık, bütün proloterapi çalışmalarını tek sonuç gibi sunmamayı gerektirir.
Omuzdaki kanıtlar da sınırlıdır. Aynı değerlendirmede bazı omuz hastalıklarında ağrıya bağlı işlev üzerindeki yarar çok belirsiz bulunmuştur. Ayrıca AAOS 2025 rehberi tam kat rotator manşet yırtıklarında proloterapiyi önermemektedir. Bu açık sınır, tendon yırtığı olan kişiye ameliyatı önleyecek veya yırtığı kapatacak bir işlem vaadinde bulunulmaması açısından önemlidir.
Enjeksiyondan önce hangi standart seçenekler gözden geçirilir?
Diz kireçlenmesinde kişiye uygun egzersiz, günlük yükün düzenlenmesi, gerektiğinde kilo yönetimi ve uygun ağrı kontrolü temel yaklaşımlardır. Egzersiz yalnızca yürüyüş önerisinden ibaret değildir; kas kuvveti ve işlevsel kapasiteyi geliştiren bir program gerekebilir. İlaç seçimi mide, böbrek, kalp-damar hastalıkları ve diğer ilaçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Daha kapsamlı bilgi için diz kireçlenmesinde tedavi yaklaşımı incelenebilir.
Omuzda program tanıya göre değişir. Tendonla ilişkili ağrıda kademeli yüklenme ve hareket kontrolü öne çıkabilirken, donuk omuzda ağrı ve sertlik birlikte yönetilir. Travma sonrası belirgin güç kaybı veya tam kat yırtıkta ortopedik değerlendirme önem taşır. Her omuz ağrısına aynı germe hareketlerinin verilmesi veya kolun uzun süre tamamen hareketsiz bırakılması uygun değildir.
Seçilmiş durumlarda diğer enjeksiyonlar kısa dönem ağrı kontrolü için görüşülebilir. Bunların da riskleri ve sınırlamaları vardır. Cerrahi değerlendirme gerektiğinde proloterapi, bu değerlendirmeyi ertelemenin gerekçesi olmamalıdır. Tedavi seçimi yalnızca bir işlemi yapabilmeye değil, hastanın tanısı için hangi yaklaşımın daha iyi desteklendiğine dayanmalıdır.
Muayenede hangi bulgular tedavi kararını değiştirir?
Ağrının başlangıcı, travmayla ilişkisi, gece yakınmaları, eklemde şişlik ve önceki tedavilerin etkisi ayrıntılı konuşulmalıdır. Dizde kilitlenme veya boşalma hissi; omuzda kolu kaldıramama ve gerçek kuvvet kaybı farklı incelemeler gerektirebilir. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon veya ortopedi ve travmatoloji muayenesi uygun başlangıç olabilir. Birden fazla eklemde şişlik ve uzun sabah tutukluğu varsa romatoloji görüşü gerekebilir.
Röntgen, ultrason ve MR her kişide birlikte istenmez. Görüntülemenin hangi soruya cevap vereceği belirlenir. Örneğin tendon yırtığından şüphelenilen omuz ile tipik kireçlenme yakınmaları olan diz aynı tetkik planına sahip değildir. Eski raporları ve görüntüleri götürmek yararlıdır; karar yalnızca raporda geçen tek bir kelime üzerinden verilmez.
| Muayene konusu | Dizde dikkat edilen örnek | Omuzda dikkat edilen örnek |
|---|---|---|
| Ağrının tetiklenmesi | Merdiven, çömelme veya yürüme | Baş üstüne uzanma veya giyinme |
| İşlev kaybı | Kilitlenme, boşalma, basamama | Kolu kaldıramama, kuvvet kaybı |
| Hareket açıklığı | Bükme ve düzleştirmedeki kısıtlılık | Aktif ve yardımlı hareketteki fark |
| Önceki tedavi | Güçlendirme programı ve günlük yük | Rehabilitasyonun tanıya uygunluğu |
| Öncelikli başka sorun | Sıcak, şiş eklem veya akut yaralanma | Travmatik yırtık, çıkık veya yansıyan ağrı |
Kimlerde uygulamadan önce ek güvenlik değerlendirmesi gerekir?
Enjeksiyon bölgesinde aktif enfeksiyon, açıklanamayan ateşli eklem şişliği veya kullanılan maddelere bilinen ciddi alerji varsa önce bu durum ele alınmalıdır. Kanama bozukluğu, kan sulandırıcı kullanımı, kontrolsüz diyabet ve bağışıklığın baskılandığı durumlar işlem riskini etkileyebilir. Kullanılan tüm ilaçların ve önceki enjeksiyon reaksiyonlarının bildirilmesi gerekir.
Gebelik ve emzirme gibi özel durumlarda gereklilik ve güvenlik ayrıca değerlendirilir. Yaş tek başına uygulama kararı verdirmez; genel sağlık, tanı ve beklenen yarar birlikte ele alınır. İlerlemiş eklem hasarı veya cerrahi değerlendirme gerektiren tendon yaralanması, “önce bir enjeksiyon deneyelim” yaklaşımıyla geçiştirilmemelidir.
İşlem için kan sulandırıcı veya başka bir reçeteli ilaç kendi kendine bırakılmamalıdır. Hekim, ilacı düzenleyen branşla gerektiğinde birlikte karar verir. Muayenede sağlık bilgilerini paylaşmak bir formalite değildir; kanama, enfeksiyon ve ilaç etkileşimi risklerinin azaltılmasında doğrudan rol oynar.
Uygulama ve sonrasındaki takip nasıl planlanır?
Bir uygulama düşünülüyorsa kullanılan çözeltinin içeriği, hedeflenen yapı, beklenen yarar ve alternatifler önceden açıklanmalıdır. Steril koşullar ve uygun malzeme gereklidir. Hedefe göre ultrason rehberliği kullanılabilir; bu, bölgenin görülmesine yardımcı olsa da tek başına tedavinin etkili olacağını garanti etmez.
İğne girişinde ağrı, işlem sonrasında hassasiyet, morarma veya geçici şişlik görülebilir. Enfeksiyon, kanama, alerjik reaksiyon ve çevre sinir veya dokuların zarar görmesi de olası riskler arasındadır. Çalışmalarda yan etkilerin eksik bildirilmesi, yöntemin risksiz olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır.
İşlem sonrasında işe dönüş, araç kullanımı, egzersiz ve yüklenme konusunda kişiye uygun yazılı öneriler istenmelidir. Herkese aynı dinlenme süresi verilmesi doğru değildir. Beklenenden fazla ağrı, ilerleyen şişlik, kızarıklık, ateş veya yeni güç kaybı gelişirse kontrol gerekir. Şiddetli belirtiler normal işlem ağrısı sayılarak beklenmemelidir.
Kaç seans yerine hangi hedefleri konuşmalısınız?
Herkes için geçerli bir seans sayısı veya başarı oranı yoktur. İlk görüşmede “ağrım azalacak mı?” sorusunun yanında hangi günlük işin kolaylaşmasının beklendiği de konuşulmalıdır. Diz için belirli bir yürüyüşü tamamlamak; omuz için giyinmek veya mutfakta bir rafa ulaşmak kişiye anlamlı hedefler olabilir.
Takip görüşmesinin zamanı, ölçülecek değişiklikler ve yarar görülmezse izlenecek yol baştan belirlenmelidir. Etki göstermeyen bir uygulamayı yalnızca paket tamamlanmadığı için sürdürmek yerine tanı ve seçenekler yeniden gözden geçirilir. Maliyet değerlendirmesinde işlem dışında muayene, gerekli görüntüleme, rehabilitasyon ve takip de hesaba katılmalıdır.
- Bu uygulamanın benim tanımdaki yararını destekleyen kanıt ne kadar güçlü?
- Egzersiz ve diğer standart seçenekler yeterli biçimde denendi mi?
- Benim için önemli riskler ve tedavi yükü neler?
- Anlamlı ilerleme olmazsa hangi tarihte planı değiştireceğiz?
Egzersiz ve günlük yaşam planı neden devam eder?
Ağrı azalsa bile kas kuvveti, hareket kontrolü ve günlük yüklenme alışkanlıkları kendiliğinden değişmeyebilir. Omuzda aynı gün içinde tekrarlanan baş üstü işler, dizde uzun süre ayakta çalışma veya ani aktivite artışı rehabilitasyonda dikkate alınmalıdır. Plan, kişinin işini ve evdeki sorumluluklarını sürdürebileceği biçimde kurulmalıdır.
Egzersizin zorluğu başlangıç kapasitesine göre artırılır. Diz için seçilen hareketlerin omuz programına veya bir başkasının programının kişiye aynen aktarılması uygun değildir. Ağrıya rağmen zorlamak ile bütün hareketten kaçınmak arasında sürdürülebilir bir yol bulunur. Yeni şişlik, belirgin kuvvet kaybı veya sürekli kötüleşme programın yeniden değerlendirilmesini gerektirir.
Doç. Dr. Erkan Yula’nın diz tedavilerini ele alan kısa videosunda proloterapi de yer almaktadır. Videoda değinilen farklı uygulamalar birbirinin eşdeğeri değildir; her biri için tanıya özgü bilimsel kanıt ve güvenlik ayrı değerlendirilmelidir.
Hangi şikâyetlerde enjeksiyon randevusunu beklememelisiniz?
Ateşle birlikte sıcak, kızarık ve şiş diz; travma sonrası ayağın üzerine basamama; eklemde şekil bozukluğu veya hızla artan ağrı acil değerlendirme gerektirebilir. Özellikle yeni gelişen kilitlenme veya ciddi hareket kaybı, eski kireçlenmeye bağlanarak göz ardı edilmemelidir.
Omuzda travma sonrası kolu kaldıramama, şekil değişikliği ve ilerleyen duyu veya güç kaybı da öncelikli değerlendirilir. Omuz ya da kola yayılan ağrıya göğüs baskısı, nefes darlığı veya soğuk terleme eşlik ediyorsa kalp kaynaklı acil durum olasılığı nedeniyle 112 aranmalıdır. Bu tablolar planlı proloterapi görüşmesinden farklıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Proloterapi diz kıkırdağını yeniden oluşturur mu?
İnsanlarda kıkırdağı güvenilir biçimde yeniden oluşturduğu gösterilmiş değildir. Ağrı veya işlevde değişim bildiren çalışmalar, tek başına kıkırdak onarımını kanıtlamaz.
Tam kat omuz tendon yırtığında proloterapi uygun mu?
AAOS 2025 rehberi bu durumda proloterapiyi önermemektedir. Yırtığın özellikleri, güç kaybı ve kişinin ihtiyaçları ortopedik değerlendirmeyle ele alınmalıdır.
MR raporunda yıpranma yazması enjeksiyon gerektiğini gösterir mi?
Hayır. Görüntüleme bulguları ağrının yeri, muayene ve işlev kaybıyla birlikte yorumlanır. Bir rapor ifadesi tek başına uygulama kararı verdirmez.
PRP ile proloterapi aynı seansta yapılmalı mı?
Birlikte uygulanmaları zorunlu değildir ve daha fazla işlemin daha iyi sonuç vereceği söylenemez. Her yöntemin gerekçesi, kanıtı ve ek riski ayrı konuşulmalıdır.
Diyabeti olan bir kişi proloterapi yaptırabilir mi?
Karar kişiseldir. Kan şekeri kontrolü, enfeksiyon riski, ilaçlar ve önerilen işlemin gerekliliği değerlendirilir. Sadece çözeltinin şeker içermesine bakılarak uygunluk kararı verilmez.
İşlem sonrası ağrı artışı tedavinin işe yaradığını gösterir mi?
Hayır. Ağrı artışı iyileşmenin kanıtı değildir. Şiddeti, süresi ve eşlik eden şişlik, ateş veya kızarıklık değerlendirilmelidir; belirgin kötüleşmede hekime başvurulmalıdır.
Proloterapi yaptırmazsam başka seçeneğim kalmaz mı?
Kalır. Tanıya göre egzersiz, rehabilitasyon, uygun ilaçlar, diğer seçilmiş uygulamalar veya cerrahi değerlendirme gündeme gelebilir. Proloterapi zorunlu bir tedavi basamağı değildir.
Sağlık bilgilendirmesi: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Diz ve omuz ağrısında tedavi kararı muayene, sağlık geçmişi ve gerekli tetkiklerle verilmelidir. Proloterapi standart tedavinin veya gerekli cerrahi değerlendirmenin yerine geçmez. Enjeksiyon öncesinde kanama riski, enfeksiyon, alerjiler ve kullanılan ilaçlar değerlendirilmelidir.
